Aradığınız kelime sarı renk ile işaretlenir.
Yazı boyutu     
 
İbadet de, kabahat de gizlidir

Sual: (İbadet de gizli, kabahat de gizli) diye söylenen atasözü yanlış değil mi? İbadet gizli olsaydı, Allah camide namaz kılınmasını emreder miydi? Kabahati gizli işlemek caiz mi de böyle söylenmiştir?
CEVAP
Atasözlerinin hepsi doğrudur. Fakat son asırda çıkarılanlar arasında yanlış olanlar olabilir. Atasözlerinin birçoğu hadis-i şerif mealleridir. Bahsettiğiniz atasözü, Kur’an-ı kerime ve hadis-i şeriflere aykırı değildir. İbadetin gizli olması nafile ibadetler içindir. Atalarımız elbette farz ibadetleri kasdetmez. Dinimize uygundur. Evet, kabahatin gizlisi de, açığı da suçtur, fakat kabahati açık işlemek daha çirkindir. Atasözünde bu vurgulanmak isteniyor. Kabahatin gizlenmesini, açığa vurulmaması gerektiğini bildiren iki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kim, dünyada günahını gizlerse, Allahü teâlâ da, o günahı Kıyamette herkesten gizler.) [Müslim]

(Bir günaha düşen, Allah’ın örtüsünü kaldırmasın, onu gizlesin!) [Müslim]

Çünkü insanlardan utanarak günahı gizlemek, hayâdandır. Hayâ da imandandır. Günah gizlenmezse, fâsıklar bundan cesaret alır. (Falanca günah işliyor. Ben de işlesem ne çıkar?) diyebilir. Hikmet ehli zatlar, (Hayâ elbisesine bürünenin ayıpları görülmez. Duyulunca hoşlanılacak şeyleri yap! Kimsenin duymasını istemediğin ve duyulunca insanların hoşlanmayacağı şeylerden kaç!) buyuruyorlar.

Gizli işlenmiş bir günahı açığa vurmak ayrıca günahtır.

İbni Âbidin hazretleri, (Günahını açığa vurmak, ayrıca günah olur. Gizli yapılan günahı başkalarına anlatmak da günahtır) buyuruyor. Günahtan el çekemeyen kimse, kötü örnek olmamak için günahını gizlemelidir. Oruç tutmayan, orucunu gizli yemelidir. Açıktan yemesi ayrıca günah olur.

Gizli yapılması istenen ibadet, nafile ibadetlerdir. Nafile ibadetler açıktan yapılınca riya karışma tehlikesi vardır. Nafile ibadetleri gizli yapmak daha iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Sadakayı gizli vermek Cennet hazinesidir.) [Hatib]

(Tenhada kılınan nafile namazın sevabı, insanların yanında kılınandan 25 kat daha fazladır.) [İ. Ahmed]

(Hafaza meleklerinin işitmediği zikir, işittikleri zikirden yetmiş kat daha kıymetlidir.) [Beyheki]

(Allah’ı gizlice zikredin!) [İbni Mübarek]

(Farzlar hariç, evde kılınan namaz, mescidimde kılınandan üstündür.) [İ. Abidin]

(Farzlar hariç, namazı evde kılın; evde kılınan namaz daha hayırlıdır.) [Buhari]

Demek ki, nafile ibadetleri gizli yapmak daha iyidir. Bunun için, ibadet de gizli olmalı denmiştir.

Kabahatin gizli olmasına gelince; kabahat gizli de, açık da işlenmez. Bir âyet-i kerime meali:
(Açık da olsa, gizli de olsa günahlardan sakının!) [Enam 120]

Fakat gizli işlenmiş bir günahı açığa vurmak ayrıca günahtır. İbni Âbidin hazretleri, (Günahını açığa vurmak ayrıca günah olur. Gizli yapılan günahı başkalarına anlatmak da günahtır) buyuruyor.

Günahtan el çekemeyen kimse, kötü örnek olmamak için günahını gizlemelidir. Oruç tutmayan kimse, orucunu gizli yemelidir. Açıktan yemesi ayrıca günah olur. İşte atalarımızın, (Kabahat de gizlidir) demeleri bu sebeptendir.

Sual: İstiğfar ne demektir, her dert ve sıkıntının çaresi için okunur mu?
Cevap:
İstiğfar etmek, estağfirullah demektir. Bunun manası; “Beni affet Allahım" demektir. Hadîs-i şeriflerde;
(Tevbe eden, günah işlememiş gibi olur.)

(Günahına pişman olmayıp, dili ile istiğfar eden, günahında devam edicidir. Rabbi ile alay etmektedir) buyuruldu.

Muhammed Osman Hindî hazretleri Fevâid-i Osmâniyye kitabında buyuruyor ki:
“Şifa için okunacak dua yazmamı istiyorsunuz. Şifa için, tevbe ediniz ve istiğfar duasını çok okuyunuz.” Yani, Estagfirullâhel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh deyiniz! Ölümden başka bütün dertlere, hastalıklara karşı faydalıdır. Ölüm hastasının ağrılarını, sancılarını yok eder, rahat ölmesini sağlar. Hûd sûresinin 52. âyetinde mealen;
(İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim) buyuruldu. Hadîs-i şerifte;
(İstiğfara devam edeni Allahü teâlâ dertlerden kurtarır) buyuruldu.

Her zaman ve her yerde ve namazlardan sonra ve yatarken, manalarını düşünerek, çokça; “Estağfirullah min külli mâ kerihallah” veya kısaca “Estağfirullah” demelidir. Allahü teâlâ, şifa ve halas ve dileklerini ihsan eder. Muhammed Masum hazretlerinin mektubundaki hadîs-i şerifte;
(Kalbim üzerinde perde hasıl oluyor. Her gün yetmiş kere istiğfar ediyorum!) buyuruldu.

Hadîs-i şeriflerde;
(Allahü teâlâ, günah işleyip sonra pişman olan kulunu, istiğfar etmeden önce affeder.)

(Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tevbe edince, Allahü teâlâ, tevbenizi kabul eder) buyuruldu. Bu hadîs-i şerifler, kul hakkı bulunmayan günahlar içindir. Hadîs-i şerifte;
(Günah, üç türlüdür: Kıyamette mağfiret olunmayan, terk edilmeyen ve Allahü teâlâ dilerse affedeceği günâh.)

Kıyamet günü muhakkak affolunmayacak günah, şirktir. Şirk, burada her türlü küfür demektir. Tevbesiz, yani helalleşmeden affedilmeyecek olan günah, kul hakkı bulunan günahtır ve namaz borcudur. Allahü teâlânın dilerse affedeceği günah, kul hakkı bulunmayan günahlardır.

 
Geri dön
 
Dini Konularda Ara:


İhlas Vakfı
Dünya İçin Paylaşma Vakti
Online Bağış Yapmak İçin
Güncelleme Tarihi
5 Kasım 2026 Perşembe
Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan,
herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.
Ziyaretçi Sayısı

Hosted by İhlas Net

Gençlere Nasihatler   |   Dini E-Kart   |   Dinimiz İslam TV   |   Dini Mesajlar   |   Huzura Doğru   |   İslam ve Toplum   |   Gönül Pınarı   |   Aile ve Kadın