Sual: Ölülere ve hastalara, Yasin ve Fatiha okunuyor. Bu surelerin tercümelerinde şifadan bahsetmiyor. Fatiha suresini okurken kendimize dua ediyoruz. Bunların şifa ile ilgisi nedir?
CEVAP
Neden bahsederse bahsetsin, Kur’an-ı kerimin her âyeti, her harfi şifadır. Hadis-i şerifte, (İlaçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir) buyuruldu. (İbni Mace)
Peygamber efendimiz üç türlü ilaç kullanırdı. Kur’an-ı kerim veya dua okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık kullanırdı. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Kur’an-ı kerimden şifa beklemeyen, şifaya kavuşamaz.) [Deylemi]
Kur’an-ı kerim ve dua, şartlarına uygun okunursa, elbette şifa verir. Okuyanın ve hastanın buna inanması gerekir. Haram işleyenin ve itikadı düzgün olmayanın okuması fayda vermez. Kur’an-ı kerimi ücretle okumak haramdır. (Tefsir-i Mazhari)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Fatiha her derde devâdır.) [Beyheki]
(Fatiha suresi Allahü teâlânın gadabını önler.) [Şir’a]
(Ölülerinize Yasin okuyun!) [İ. Ahmed]
(Kabristana giren kimse, Yasin suresini okusa, o gün ölülerin azapları hafifler. Ölülerin sayısı kadar o kimseye sevap verilir.) [Etfâl-ül müslimin]
(Yasin okuyanın sıkıntısı gider.) [Deylemi]
(Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın günahları affedilir.) [İsfehani]
(Geceleyin Yasin okuyan kimse, affedilmiş olarak sabaha çıkar.) [Buhari]
(Allah rızası için Yasin okuyanın günahları affolur.) [İbni Sünni]
(Her gece, Yasin okumaya devam eden kimse, şehit olarak ölür.) [Taberani]
(Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’anın kalbi de Yasindir.) [Tirmizi]
(Bir defa Yasin okuyan, on defa Kur’an-ı kerimi okumuş sevabına kavuşur.) [Tirmizi]
Yasin suresinde, kıyamette olan şeyler, dünyanın geçici olduğu, Cennet nimetleri ve Cehennem azapları da bildirilmektedir. Anlayan hasta, yanında okununca, iman ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur. İmam-ı Gazali buyuruyor ki:
(İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, Cenab-ı Hakkın, (Anlayarak da anlamayarak da Kur’an-ı kerim okuyan, benim rızama kavuşur) buyurduğunu bildirmektedir.) [İhya]
Ölüler için de Yasin-i şerif okunması emredilmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yanında Yasin-i şerif okunan hasta, suya doymuş olarak vefât eder, doymuş olarak kabre girer) (Müslüman bir hasta yanında Yasin okunursa, Rıdvân ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. O kimse, suya doymuş olarak ruhunu teslim eder. Doymuş olarak da kabre girer, suya ihtiyacı olmaz.) [Seadet-i Ebediyye]
Sual: Ücret karşılığında Kur’an-ı kerim, mevlid okumanın dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır?
Cevap: İbadetleri, mesela Kur’an-ı kerimi, mevlid, ezan okumayı, imamlığı, duayı para karşılığı yapmak, bunlarda pazarlık etmek, alana da, verene de haramdır. Bunları Allahü teâlânın rızası için yapmalı, hediye verilirse, kabul etmelidir. Hediye veren hasis, cimri olmamalıdır. Ne kadar çok verirse, o kadar sevabı çok olur. Dünya işleri için çok verip, Allahü teâlânın rızası için az vermek, hasislik, cimrilik olur ki çok kötüdür.
Sual: Para karşılığında, hatim, cüz, mevlid okumak, dinimiz açısından uygun mudur?
Cevap: Konu ile alakalı olarak Bey ve Şirâ risâlesinde deniyor ki:
“Para ile Kur’ân-ı kerim ve başka şeyler okutmak haramdır. Bu parayı fakirlere sadaka verip, sevabını ölüye bağışlamalıdır. Ücret ile yalnız Kur’an-ı kerim, din dersi öğretmek, imamlık, müezzinlik caiz görülmüştür.” Hadîka ve Berîka’da deniyor ki:
“Hâfız pazarlık etmeden, Allah rızası için hatim, cüz veya mevlid okursa, okutanın hediyye ettiğini alması caiz olur. İtiraz ederse, aldığı haram olur.” İbni Âbidîn’de buyuruluyor ki:
“Hâkimlik gibi ibadetleri, ücret şart etmeden kabul edip işe başlamalı, sonra ne verirlerse almalıdır. Bu kadar para verirsen yaparım, vermezsen yapmam demek batıl olur, ücreti alması haram olur.”
Hâfız, çok verenle az vereni ayırt etmemelidir. Ayırt ederse, para kazanmak için hâfız olmuş demektir. Bu ise, haramdır. Hâfızlar, Kur’an-ı kerim ve mevlid okumakla geçinmemeli. Bunları, para düşünmeden, Allah rızası için okumalıdır.
Kur’an-ı kerimi, geçim vasıtası yapan hâfızlar, tecvitle okumayıp, tegannî ile okuyanlar, gerçekten hamele-i Kur’ân değildir. Bunlar; (Çok hâfızlar vardır ki, Kur’ân-ı kerîm, bunlara lanet eder) hadis-i şerifinde bildirilenlerden olurlar.
Sual: Kur'ân-ı kerimi basarak satmak ve bundan kâr elde etmek, dinen uygun olur mu?
Cevap: Kur’ân-ı kerimi bastırıp satanlar, bunu kitapçılık ticaretine âlet edenler, Kur’ân-ı kerim öğretilmesine, okunmasına sebep olmak niyeti ile olursa, caiz ve sevap olur. Aldığı satış parası da helal olur. Fakat, böyle niyetin alameti vardır ki, mal oluş fiyatına yakın, az bir kârla satmalıdır. Geçimi başka kitaplardan sağlanıyorsa, Kur’ân-ı kerimi kârsız satmalıdır. Şir’a kitabında deniyor ki:
“Muâz bin Cebel hazretlerine, falanca, Kur’ân-ı kerim yazıp satıyor dediklerinde, bu, Kur’ân-ı kerim satmak değildir. Kâğıt ve işçilik ücreti istemektir. Kur’ân-ı kerimi satmak demek, onu para ile, ücret ile öğretmektir buyurdu.”















