Alacak çeşitleri ve zekât hesabı

Sual: Kaç türlü alacak vardır ve tahsil edilmesi çok zor olan alacaklar nisaba dahil edilir mi?

Cevap: İmâm-ı a’zama göre, üç türlü alacak vardır:

1- (Deyn-i kavî), ödünç verilen zekât malı ve zekât malının satışı karşılığı alınacak olan (Semen)dir. Nisap hesabına katılır. Alınacak para veya bunun ile yanında bulunanın toplamı nisap miktarı olduktan bir sene sonra, eline geçen her miktarın kırkta birini hemen vermesi farz olur. İki sene sonra eline geçenin iki yıllık, üç sene sonra geçenin üç yıllık zekâtını verir. Meselâ, üçyüz dirhem gümüş alacağı olan, üç sene sonra, ikiyüz dirhem alırsa, bunun, üç yıl için, beşer dirhemden, onbeş dirhem zekâtını verir. Almadan önce zekâtını vermesi lâzım olmaz. Kiracı, mal sahibinin izni ile, kira karşılığı tamir yaparsa, bu masrafı mal sahibine ödünç vermiş olur. (İbni Âbidîn).

2- (Deyn-i mütevassıt), ticaret malı olmayan zekât hayvanlarının ve köle, ev, yiyecek, içecek gibi ihtiyaç maddelerinin satışları karşılığı ve binaların kira alacaklarıdır. Nisap hesabına katılır. Nisaba malik olduktan bir sene sonra, eline nisap miktarı veya daha çok geçince, her sene için, aldığının kırkta biri hemen verilir.

3- (Deyn-i za’îf), miras, mehir mallarıdır. Nisap hesabına katılır. Nisap miktarı teslim aldıktan bir yıl sonra yalnız o yılın zekâtı verilir. Elinde nisap miktarı mal da varsa, deynden aldığını, buna katıp, elindekinin bir yılı tamam olunca, aldığının zekâtını da birlikte verir. Bunun için ayrıca bir yıl beklemez. Kavî ve vasat deynleri de bir sene geçmeden önce alınca, böylece elindeki nisaba katarak zekâtlarını birlikte verir. İki imâma göre “rahmetullahi teâlâ aleyhimâ”, her alacak, nisap miktarı ise, alınan miktar az ise de, bir yıl geçmişse, zekâtı verilir.

Kaybolmuş, denize düşmüş, gasp olunmuş, gömüldüğü yer unutulmuş mal ve inkâr olunan alacaklar, tam mülk olmadıkları için, nisap hesabına katılmaz ve ele geçerlerse, önceki senelerin zekâtları verilmez.

Senetli veya iki şahitli olan veya itiraf olunan alacaklar, iflâs edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince, geçmiş yılların zekâtı da verilir. (Tam İlmihâl s. 294)

 

Osman Ünlü Hocanın Türkiye gazetesinde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...