Komşuluk

Sual: Komşuluğun dinimizdeki yeri nedir?
CEVAP
Komşulukta en önemli şey, komşu hakkına riayet etmektir. Birkaç hadis-i şerif:
(Allah’a ve Kıyamete inanan, komşusuna iyilik etsin!) [Buhârî]

(Cebrail aleyhisselam, komşu hakkının öneminden o kadar bahsetti ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.)
[Buhârî]

(Üç türlü komşu vardır: Bir, iki ve üç hakkı olan komşu. Bir hakkı olan, gayrimüslim komşudur. İki hakkı olan, Müslüman komşudur ki, onun hem Müslümanlık, hem de komşuluk hakkı vardır. Üç hakkı olan ise, akraba olan Müslüman komşudur. Bunun hem Müslümanlık, hem akrabalık, hem de komşuluk hakkı vardır.) [Ebu Nuaym]

Dört hakkı olan komşu da vardır. Aynı hocaya bağlı olan talebelerin komşuluk hakları.

Komşuya iyilik:
Herhangi bir kimseye yapılması haram olan bir fenalık, komşuya yapılırsa, günahı kat kat daha fazla olur. Herhangi bir kimseye yapılması sevab olan bir iyilik, komşuya yapılırsa, sevabı kat kat daha fazla olur. Komşuya hürmet, onunla iyi geçinmektir. Onu incitecek söz ve harekette bulunmamalıdır.

Komşusunun evine, pencerelerine bakmamalı. Komşunun çocuklarını eli ile okşamalı, namaz kılmaları ve günah işlememeleri için, tatlı dille nasihat etmeli. Komşusu sefere, uzak vazifeye gidince, geride kalan ailesini, çocuklarını hırsızların, ahlâksızların şerlerinden, zararlarından muhafaza etmeli. O yokken, onun çoluk çocuklarına karşı davranışlarında, ona hıyanet etmekten çok sakınmalıdır.

Onun evinin havasına ve güneşine mâni olacak kadar, evine kat çıkarmamalı, buna zaruret olursa, ona anlatıp rızasını aldıktan sonra yapmalı. Evini satacağı veya kiraya vereceği zaman, sâlih olan komşusuna danışmalı, onun izin verdiği kimseye vermelidir.

Allahü teâlânın kendisine ihsan ettiği rızıklardan ona da vermelidir. Üç hadis-i şerif:
(Komşusu açken, tok yatan, [gerçek] mümin değildir.) [Buhârî]

(Evinizde pişen yemekten, komşunuzun hakkını verin!)
[Şir’a]

(Nice kimse, Kıyamette komşusunun yakasına yapışıp “Ya Rabbi, buna, niçin kapısını bana kapattığını sor. Niçin elindeki nimetlerden bana da vermedi” diyecektir.) [İsfehânî]

En önemli komşu hakkı:
Yukarıdaki son hadis-i şerifte bildirilen nimetlerden en büyüğü, doğru iman, Ehl-i sünnet itikadı ve doğru din bilgileridir. Komşuya emr-i maruf yapmamak önemli bir kul hakkıdır. Haram olan şeyleri, güler yüz ve tatlı dil ile komşularına anlatmalı. Komşularının günah işlediklerini görüp de, bana ne diyerek evine çekilen, uygun bir şekilde onlara nasihat etmeyen ve kendileri ile görüşmeyen, onların Cehennemden kurtulması için yardım etmeyen mesul olacaktır. Komşuları böyle bir kimseyi, kıyamette Allahü teâlâya şikâyet edeceklerdir. Bu haktan kurtulmanın yolu da, doğru bir kitap, mesela Tam İlmihâl veya İslam Ahlakı vermektir.

Komşu ile iyi geçinmeli:
Komşunun sana nasıl davranmasını istiyorsan, sen de ona aynı şekilde davran! Birkaç hadis-i şerif:
(Allah’a yemin ederim ki, bir kimse, kendisi için sevdiği şeyi, komşusu veya arkadaşı için de sevmedikçe iman etmiş olmaz.) [Müslim]

(Komşunla güzel komşuluk et ki, Müslüman olasın!) [Tirmizî]

(Çevrendekilerle güzel komşuluk et ve kendin için sevdiğini, başkaları için de sev ki Müslüman olasın.) [Harâitî]

(Komşuya da, ana babaya hürmet eder gibi hürmet etmek gerekir.) [Şir’a]

(En iyi komşu, komşularına faydalı olandır.) [Hâkim]

Komşuya yardım etmeli:
Ödünç olarak ve ariyet olarak yani kullanmak için istediğini, imkânımız varsa hemen vermeli. Komşumuz hasta olunca, ziyaretine gitmelidir. Sıkıntıya düşünce, imdadına yetişmeli. Cenazesi olunca, taziye etmeli, yani sabretmesini söylemeli ve cenazesinin hizmetine koşmalı. İki hadis-i şerif:
(Komşun yardım isterse yardım et! Borç isterse ver! Fakirse gözet! Hastalanırsa ziyaret et! İyi şeylerini tebrik et, felaketlerinde sabır dile! Ölünce cenazesine git!) [Harâitî]

(Sıkıntıya düşen komşusuna yardım edene, sıkıntısını giderene, Kıyamette en kıymetli elbiseler giydirilir.) [Şir’a]

Komşuya kötülük:
Komşuyu üzmekten sakınmalı. Birkaç hadis-i şerif:
(Komşusuna eziyet eden, bana eziyet etmiş olur.) [Ebu-ş-şeyh]
(Komşusunu üzeni Allahü teâlâ sevmez.) [Deylemî]

(Allah ve Resulünün sizi sevmesi için, emanete riayet edin, doğru konuşun, komşunuzu üzmeyin ve ona iyi muamele edin.) [Taberânî]

(Komşusunu üzen, beni üzmüş olur. Bana eziyet eden Allah’a eziyet etmiş olur. Komşusu ile dövüşen, benimle dövüşmüş olur. Benimle dövüşen Allah ile dövüşmüş olur.) [Ebu Nuaym]

(Namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren, fakat dili ile komşularını inciten nice kimseler vardır ki, gidecekleri yer Cehennemdir.) [Hâkim]

(Komşusu kötülüğünden emin olmayan kimse, [kâmil] mümin değildir.) [Buhârî]

(Allah ve Resulünü seven, bunların da kendisini sevmesini isteyen, konuşunca doğru söylesin, emanete riayet etsin ve komşusuyla iyi geçinsin!) [Beyhekî]

(Allah’a ve âhirete inanan, komşusunu incitmesin!) [Buhârî]

(Kötü komşu, gördüğü iyiliği gizler, kötülüğü de yayar.) [Taberânî]

(Kötü komşuya Kıyamette Allahü teâlâ rahmetle nazar etmez.) [Deylemî]

(Komşunun köpeğine taş atan, sahibini incitmiş olur.) [İ. Gazâlî]

Kötü komşuya sabır:
Müslüman, komşusunun sıkıntılarına da katlanır. Ona zararı dokunmaz. Komşusunun yaptığı eziyetlere ve cahilce hareketlerine sabreder, karşılık vermez. İyi insan, sadece komşularına ve diğer insanlara zarar vermeyen değil, onlardan gelecek zararlara ve sıkıntılara da katlanandır. Birkaç hadis-i şerif:
(Komşusunun verdiği sıkıntıya sabredeni Allah sever.) [Hâkim]

(Allahü teâlâ komşusunun kötülüğüne, ölene kadar sabreden kişiyi sever.) [Hatîb]

(Malına veya çoluk çocuğuna zarar verir korkusuyla komşusuna kapısını kapatan, onunla görüşmeyi kesen, [hakiki] mümin değildir.) [Harâitî]

(İnsanların içinde yaşayıp da, onlardan gelen sıkıntılara sabreden mümin, kenara çekilip onlardan gelecek sıkıntılara sabretmek sevabından mahrum kalan müminden daha iyidir.) [Tirmizî]

İyi komşu nimettir:
Dünyada en kıymetli şey, Müslüman, sâlih, Allahü teâlânın ve mahlûkların haklarını bilen ve gözeten komşudur. Birkaç hadis-i şerif:
(Allahü teâlâ, bir sâlih Müslümanın hürmetine, komşularından binlerce belayı, felaketi uzaklaştırır.)

(İyi komşu Müslüman için saadettir.) [Hâkim]

(İki kişi, ölen komşusu için, “Biz bunu iyi biliyoruz” derse, o kul iyi olmasa da, Allahü teâlâ meleklere buyurur ki: İki komşunun şahitliğini kabul edin ve ölenin ilmimdeki durumuna bakmayın!) [İbni Neccar]

(Kendisinin iyi mi, kötü mü olduğunu anlamak isteyen kimse, sâlih komşularının kendisi hakkında ne dediklerini öğrensin! “İyi” diyorlarsa, Allah indinde iyi olduğunu anlasın!)
[İbni Mâce]

Her Müslümanın, bilhassa yeni evlilerin, haramlardan sakınan, ibadet yapan sâlih Müslümanlar arasında ev araması gerekir. Bir hadis-i şerif:
(Ev satın almadan önce, komşuların nasıl olduklarını araştırın! Yola çıkmadan önce de, yol arkadaşınızı seçin!) [Şir’a]

Kaç ev komşu sayılır?:
Bu evlerin sayısı, zamanın şartlarına ve insanın yardım kudretine göre değişir. Her taraftan birer, ikişer ve nihâyet kırk ev komşuluk hakkına mâlik olur. Bir hadis-i şerif:
(Komşu hakkı dört taraftan kırk evdir.) [İbni Hibban]

Zamanın şartlarına göre değiştiği için, şimdi sitelerdeki, apartmanlardaki, hiç olmazsa kendi bloğumuzdakileri komşu bilmeli. Yakın çevrede de tanıdıklar varsa, onları da ihmal etmemeli.

Sual: Bizimle aynı varlıkta komşu bir hanım var. Evimizde un, şeker, yağ gibi gıda maddesi veya herhangi bir kitap, bir alet görse, ödünç olarak, ariyet olarak ister. Getirme huyu da yoktur. Hani maddi durumları kötü olsa, varsın getirmesin diyeyim. Bizden aşağı tarafları yok. Beyim, “Ne isterse istesin hiçbir şey vermemeli!” diyor. Komşu hakkından korkuyorum. Vermesem günah olur mu? Komşumun her gördüğünü istemesi ve aldığını getirmemesi günah değil midir? Bu komşu, sadece bizden değil, başkalarından da böyle şeyler istiyormuş.
CEVAP
Beyiniz, sizin malınızı, siz de beyinizin malını izinsiz harcayamazsınız. İzinsiz harcamak, başkasına vermek günah olur. Komşu gelince, “Beyim razı olmuyor. Ondan izinsiz bir şey vermem günahmış” derseniz, o da bir daha bir şey isteyemez. Ondan bundan bir şey istemek doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İnsanlardan bir şey istemeyin, velev ki bir misvakı bir defa kullanmak için de olsa.) [Bezzar]

Ödünç veya borç alıp da vermemek günahtır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Aldığı borcu ödemek istemeyenlere Allahü teâlâ, kıyamette “Bu kimsenin hakkını sizde bırakacağımı mı zannettiniz?” buyurarak o kimsenin iyi amellerini alıp diğerine verir. Eğer borcunu vermeyenin iyi ameli yoksa, borç verenin kötü amellerini, günahlarını borçluya yükler.) [Taberani]

Bir kimseye zarar vermek, kalbini kırmak kötüdür. Fakat komşuya zarar vermek, onu incitmek daha kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Komşusu, zararından emin olmayan kimse, Allah’a iman etmiş sayılmaz.) [Bezzar] [Yani bu kimse kâmil mümin değildir.]

Komşu kötü de olsa, ona elden gelen iyiliği yapmaya çalışmalıdır!
Müslüman, komşunun sıkıntılarına da katlanır. Ona zararı dokunmaz.

Sual: Gittiğim yerlerde çeşitli sebeplerden dolayı bazı bahaneler bularak yapılan ikramları kabul etmiyorum. Günah oluyor mu?
CEVAP
Meşru bir mazeretiniz yoksa, yiyip içilmesi haram olmayan ikramı reddetmek uygun değildir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kimseye bir arkadaşı ikramda bulunursa, onu kabul etsin! Çünkü o Allahü teâlânın ikramıdır. Allah’ın ikramını da reddetmeyin!) [Ebu Nuaym]

(Arkadaşının evine gelip de, önüne konulanı yememek cefadır.)
[Deylemi]

Evden önce komşu
Sual:
(Ev almadan önce komşu al) atasözü için, hadis diyorlar. Atasözüne hadis denir mi?
CEVAP
Atasözleri genelde, hadislerden çıkarılmıştır. Bu söz de öyledir. Bir hadiste, (Evden önce komşu, yola çıkmadan önce yol arkadaşı ara!) buyuruldu. (Taberanî)

Ezmek mi, ezilmek mi?
Sual:
(İnsanlardan ve komşulardan gelen sıkıntılara katlanmalı) deniyor. O zaman da ezilmiş olmaz mıyız? Müslümanın kimseyi ezmemesi gerektiği gibi, kendisini de ezdirmemesi gerekmez mi?
CEVAP
İyi geçinmeye ezilmek dememeli. Kesinlikle ezen olmamalıyız. Âhirette hesabı zordur. Zalim olmaktansa, mazlum olmayı tercih etmek zorundayız. Bir başka husus da, âhirete alacaklıyım diye gidip de, borçlu çıkılabilir. Mesela gıybet ettiğimiz veya hakaret ettiğimiz için borçlu duruma düşebiliriz. Bunun için, (Hakkımı onda bırakmam, söke söke alırım) demek yanlıştır, çünkü zorla sökerken ona zulmetmiş oluruz. Haklı da olsak, karşımızdakine (Sen haklısın) dersek, iyi insan olduğumuz anlaşılır. Öyle demeyen veya diyemeyen, iyi geçinemeyen kimse, Allahü teâlânın sevgisine ve rızasına nasıl kavuşur ki?

Evliya zatlar, insanlardan gelen sıkıntılara hep sabretmişler, onların yaptıklarına kötülükle değil, aksine iyilikle karşılık vermişlerdir. Haklarını almaya çalışmamışlar. (Ezen olmaktansa, ezilen biz olalım) demişler. Bu güzel ahlâkları, birçok gayrimüslimin Müslüman olmasına, günahkârların da tevbe etmelerine vesile olmuştur.

İyi komşu tarif edilirken de, sadece komşusuna zarar vermeyen denmiyor, komşusundan gelen sıkıntılara katlanan diye tarif ediliyor. Komşu rahatsız edecek, biz de sabredeceğiz. Mesela, onun çocukları yukarıda hoplayıp zıplayıp bizi rahatsız ederse, biz de karşılık vermeyeceğiz, aşağıda davul çalmayacağız. O bize bir şey vermese de, biz pişirdiğimiz en nefis yemeği, balı baklavayı ona vereceğiz. O bağıra bağıra konuşacak, biz, komşu rahatsız olur diye sesimizi kısacağız. Ancak o zaman iyi komşu olabiliriz. Biz de aynısını yaparsak, o zaman nasıl iyi komşu oluruz ki?