Aradığınız kelime sarı renk ile işaretlenir.
Yazı boyutu     
 
Günün Sohbeti - Allah adamının kalbinden feyz almak

Allah adamının kalbinden feyz almak

Sual: Allah adamının kalbinden feyz almak nasıl olur, feyz almak için belli şartlar var mıdır, yoksa herkes alabilir mi?
Cevap:
Allahü teâlânın sıfatları ile sıfatlanmış ve müşahede makamına varmış olgun bir Veliye, kalbini bağlayarak, yanında iken ve yanında olmadığı zamanlarda, o zatın yüzünü hayâlinde bulundurmağa (Rabıta) denir. (Onlar görülünce, Allahü teâlâ hatırlanır) ve Buhârîde ve Müslimde bildirilen (Onlarla beraber bulunanlar şaki olmaz) hadîs-i şeriflerinde bildirildiği gibi, bu kemâle ermiş olanları düşünmek, insana birçok faydalar sağlar. Sadık ve temiz bir Müslüman, böyle bir Allah adamını düşünmekle, onun sıfatları, hâlleri kendisinde hâsıl olur. Hadîs-i şerifler salih Müslümanlarla, yani Allahü teâlânın sevdiği kimselerle beraber bulunmağı emretmektedir. Deylemîde ve Taberânîde ve Künûz-üd-dekâıkde bildirilen hadîs-i şerifte, (Ben ilim şehriyim. Ali onun kapısıdır) buyuruldu. Bu hadîs-i şerifin gösterdiği gibi, Allahü teâlânın sonsuz feyz deryasının kapısı gibi olan, Allah adamlarının kalplerinden, bunları seven ve hatırlayan Müslümanların kalbine feyz, marifet, nur akar. Bu feyze kavuşmak için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, Resûlullaha tam uymak ve Allahü teâlânın sevdiği Allah adamlarını sevmek, kalbinde onların sevgisini bulundurmak lâzımdır. Bu şartlardan mahrum olanlar, Allah adamlarının feyzlerinden, marifetlerinden mahrum kalmışlardır. Bilmediklerini, inkardan başka çare bulamıyorlar. Allah adamının kalbinden feyz almak için ikinci şart, o zatın Resûlullah efendimizin tam varisi olması, Onun yolunda, izinde bulunması ve Allahü teâlânın sevgili kulu olması lâzımdır. Vehhabiler arasında böyle bir Allah adamı bulunmadığından da, onlar için feyz ve marifet kapıları kapalıdır. Putlara, heykellere tapınan müşriklerin ve cahillere, sahte Rehberlere gönül veren zavallı Müslümanların bir feyz ve fayda edinememeleri, bundan ileri gelmektedir. Ebû Cehl, Ebû Tâlib ve Ebû Leheblerin, Resûlullahtan “sallallahü aleyhi ve sellem” feyz ve hidayet alamamaları ise, birinci sebebin kendilerinde bulunmamasından ileri gelmektedir. (Kıyâmet ve Âhiret s. 246)

www.dinimizislam.com

Osman Ünlü’nün Türkiye gazetesinde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...

 
Geri dön
 
 
Dini Konularda Ara:


http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4787
http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4787
 
İhlas Vakfı Öğrenci Yurtları
Öğrenci Yurtları Birliği
Güncelleme Tarihi
24 Eylül 2018 Pazartesi
Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan,
herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.
AnaSayfam Yap   |    Favorilere Ekle   |    RSS
Ziyaretçi Sayısı

Hosted by İhlas Net